Zihinsel Kirliliği Bilgeliğe Dönüştürün
Hayatımız bir anda belirlenmiyor. Düşünce konuşmaya, konuşma eyleme, tekrarlanan eylem ise alışkanlığa dönüşür. Bu alışkanlıklar, kaderimizin yönünü oluşturana kadar ilişkilerimizi ve günlük yaşamımızı şekillendirir.
Öfke ortaya çıktığında genellikle sadece iki seçeneği hayal ederiz: onu ortadan kaldırın ya da patlamasına izin verin. Alıştırma üçüncü bir yol açar. Önce 'Öfke şu anda mevcut' ifadesinin farkına varın ve ardından gücünü sabırlı ve şefkatli konuşmaya yönlendirin. Açgözlülük cömertliğe ve paylaşmaya dönüşebilir; kafa karışıklığı, sorup tekrar bakan bilgeliğe çevrilebilir.
Bir dağ tapınağı marangozhanesinde çarpık bir tahta düşünün. Budağını ve pürüzlü dokusunu göz ardı edersek ve düzlemi ona doğru zorlarsak, tahta çatlayabilir. Ancak tahtayı atmak çözüm değil. Tahılın nerede başladığını ve nasıl ilerlediğini gözlemlediğimizde ve onun üzerinde sabırla çalıştığımızda, kaba kısım bile diğerlerini destekleyen güçlü bir bağlantı haline gelebilir.
Akıl böyledir. Zihinsel kirlilikten nefret edersek ve onu bastırırsak, onun gücü başka bir biçimde geri gelebilir. Eğer onun tarafından sürüklenirsek, daha acı verici sözler ve eylemler ekleriz. İlk önce zihnin tahılını inceleyin. Neyden korktuğumuzu, neyi kavramak istediğimizi, hangi alışkanlığın tepkimizi aceleye getirdiğini fark ettiğimizde, başka bir seçim için küçük bir alan ortaya çıkar.
Bir düşünceyi o alan içinde dönüştürmek pratiktir. Öfke hissedip yine de zarar vermeyen sözcükler seçebiliriz, arzu duyup yine de bir şeyler paylaşabiliriz ya da bilmediğimizi kabul edip tekrar bakabiliriz. Zihinsel kirlilik hemen ortadan kaybolmayabilir, ancak o anda artık yalnızca acı çekmenin bir nedeni olarak kullanılmaz.
Bugün kaba bir duygu ortaya çıktığında, kötü bir insan olduğunuza karar vermeyin. Zihni doğru bir şekilde görün ve onu şu anda mevcut olan en küçük şefkat ve bilgelik eylemine yönlendirin. Dönüştürülmüş bir düşünce konuşmayı değiştirir; konuşma eylemi değiştirir; ve eylem hayatta yeni bir yön açar.
Zihinsel kirlilikler ancak fark edildiklerinde ve yönlendirildiklerinde bilgeliğin koşulu haline gelirler: öfke sabıra, açgözlülük paylaşmaya ve kafa karışıklığı açık anlayışa yöneliktir.