Zihnin Akışını Bilgelikle Gözlemle
Zihnin en derin temeli çok incelikli olduğundan onu bilmek kolay değildir. O derin akıntı, bir şelale gibi durmadan devam ederek yaşamı ve karmayı ileriye taşıyor. Ama onu sabit bir madde olarak kavrayamayız, yok diye de kesip atamayız.
Bu nedenle Buda bu derin prensibi rastgele veya sabit sonuçlarla herkese açıklamadı. Yanlış anlaşılırsa "ben"e bağlılık güçlenebilir; tam tersi yönde ise nihilizm, ayrılık gibi boşluk düşüncelerine kapılabilir.
Sonuçta önemli olan kavramlar üzerinden bir sonuca varmak değil, şu anda ortaya çıkan zihin akışını ve karmanın işleyişini bilgelikle gözlemleyerek pratik yapmaktır.
Bir şelale her zaman aynı şelaleye benzer ama aslında aynı su orada bir an bile kalmaz. Bizim aklımız da bu şekilde. Devam ediyor gibi görünüyor ama her an değişiyor ve akmaya devam ediyor. Bu prensibi doğru gördüğümüzde bağlılık azalır ve zihin biraz daha özgür hale gelir.
Bugün içimizde ortaya çıkan düşünce ve duygulara sadece inanmak veya onları bir kenara itmekle kalmayıp, onları sessizce gözlemleyip doğru şekilde yönlendirelim.
Zihnin derin zemini çok inceliklidir ve kolay bilinmez. Akışı bir şelale gibi sürer, ama sabit bir “ben” olarak kavranamaz; yokmuş gibi de kesilip atılamaz. Uygulama aceleyle sonuca varmak değil, an be an ortaya çıkan zihni bilgelikle gözlemlemektir. Bugün bağlılık yerine farkındalığı, ayrımcılık yerine sessizliği seçelim.