Seni ve Ötekini Sıralayan Zihne Yerleşme
Yalnızca nihai no-mind gerçek no-thought'tır. No-thought, her türlü kuruntu düşüncenin döküldüğü nihai no-mind'i işaret eder. Bütün kuruntu düşüncelerin söndüğü nihai no-mind'den, olduğu gibi oluşu idrak etmek olan gerçek doğanı görme (gyeonseong) doğar. Bu öğretiyi yalnızca çalışma yerinde düşünme; insanlarla karşılaştığın ve ilişki kurduğun gündelik hayatta da ona bak.
Bazen insanların sana gerektiği gibi davranmadığını, seni küçük gördüğünü hissedersin. Kendini o kadar eksik biri saymazsın; çok okumuş, birçok yönden üstün biri olduğunu düşünürsün. Ama karşındaki seni tanımıyormuş gibi gelince zihnin huzursuzlaşır.
O anda karşındakine yönelik kendi zihnine de bakman gerekir. Kendini üstün biri sayarken başkasına bakıp "Şu kişinin çalışması benimkinden geride" ya da "Şu kişi benden aşağıda" diye düşünebilirsin. Karşındaki seni küçük görür, sen de karşındakini küçük görürsün. İkiniz de kendi ölçünüzle yüksek ile alçağı ayırırsınız, ilişki de bu yüzden bozulur.
Uzun yaşamın boyunca başkalarının sana nasıl baktığını tek tek hesaplamaya kalksan, zihnini yoracak çok şey bulursun. Önemli olan, bunların her birine takılıp kalmamak ve önüne çıkan duruma kendi yolunla, bilgece karşılık vererek yaşamaktır. Burada da kuruntu düşünce ve nihai no-mind öğretisine bakabilirsin.
Çalışma sırasında türlü kuruntu düşünceler ve hayaller durmadan belirirse çalışman iyi yürümez. Düşüncelerin peşinden sürüklenirsin, o düşünceleri yeniden yakalayarak kendine engel çıkarırsın. Kuruntuya böyle yapışmak çalışmana hiçbir yarar sağlamaz.
Dünyanın işleri de kuruntu düşünceyle bağlantılıdır. İş yaparken, işe giderken, insanlarla ilişki kurarken pek çok mesele birbirine dolanır. Sessizce otursan bile o meseleler bir düşünce akışı olarak sürer. Yaşarken işini ve ilişkilerini sürdürmen gerektiği için kuruntu düşünceden kurtulmak zor gelebilir.
O zaman bir soru belirir: Kuruntu düşünceyi ve hayali büsbütün söndürmek için bütün işleri bırakıp bütün ilişkileri kesmen mi gerekir? Yaşarken bütün bağları kesemezsin. Düşünceler tam da süren iş ve ilişkilerin ortasında belirir. Bu yüzden tam o durumun içinde, ne kendine ne de karşındakine takılan ve hiçbir yere yerleşmeyen bir zihinle ilerlemen gerekir.
Ben ile öteki'ni, özne ile nesneyi ayırıp o ayrımda kalırsan engel doğar. "Ben şöyle biriyim" ve "öteki böyle biri" yargılarına tutulursan, bunların ardından gelen zihin durmadan belirir. Tek bir şeye bile takılmamalısın, yerleşecek hiçbir yerin kalmamalı. O yeri bile "zihin" diyerek tutmayacak kadar kökten gitmen gerekir. Nihai no-mind, işte böyle idrak edilecek çalışma zeminidir ve gerçek doğanı görme oradan doğar.
Bu çalışma gündelik ilişkilerde de gereklidir. Yabancı bir yerde biri sana kolay lokma gibi ya da kandırılabilecek biri gibi davranabilir. Sen o kişiyi önemsemezsin, o da seni çok aşağıda görüyor olabilir. Kiminle karşılaşırsan karşılaş bu olabilir. O sırada zihnini karşındakinin tavrına kaptırmama çalışması gerekir.
Karşındaki seni küçük görüyor düşüncesine takılırsan yüreğin sızlar ve sorun çıkar. O düşünceye tutulmadan duruma yaklaşabilirsen bilgece karşılık verebilirsin. Karşındakinin nasıl davrandığına bak, ama o davranış kendi zihnini sürekli bağlamasın.
Üstün biri olduğun zihnini bırak, karşındakinin değerlendirmesine de takılma. Kendini ötekinden ayırmada kalırsan, o ayrımın ardından başka bir kuruntu düşünce belirir. İşinin ve ilişkilerinin içinde o zihni fark et ve ona yerleşmeme çalışmasını sürdür.
Biri sana gerektiği gibi davranmıyormuş gibi geldiğinde, o anda içinde hangi düşüncenin belirdiğine bak. "Bundan daha iyisini hak ediyorum" düşüncesinin ve "Şu kişi benden geride" düşüncesinin birlikte var olup olmadığına da dön bak.
Belirmiş düşünceyi tutup doğruyu yanlışı tekrar tekrar tartmak yerine, ona yerleşme ve şimdi gereken şeye karşılık ver. İşini ve ilişkilerini sürdürürken, seni ve ötekini yüksek ile alçak diye ayıran zihne takılmamayı dene.
Yalnızca nihai no-mind gerçek no-thought'tır. Bütün kuruntu düşüncelerin söndüğü nihai no-mind'den, olduğu gibi oluşu idrak etmek olan gerçek doğanı görme doğar.
İnsanların seni küçük gördüğünü hissettiğinde kendi zihnine de bak. Sen de kendini üstün sayıp karşındakini küçük görüyor olabilirsin. Yüksek ile alçağı ayıran zihne yerleştiğinde ilişki bozulur, yürek sızlar.
Yaşarken bütün işleri ve bağları kesemezsin. Çalışırken ve insanlarla karşılaşırken, seni ötekinden ayıran düşüncelere takılmama ve hiçbir yere yerleşmeme çalışmasına ihtiyacın var. Üstün olduğun zihnini bıraktığında ve ötekinin değerlendirmesi seni tutmadığında, önündeki duruma bilgece karşılık verebilirsin.
- Benim daha iyi olduğum düşüncesi önce belirir.
- Ötekini ölçen göz seni de ölçüyor.
- Önce belirmiş düşünceyi fark et.
- Ölçtüğün cetveli bırak, bir an yanında dursun.
- Şimdi gereken işi birlikte yap.