Saçılma da Durgunluk da Asıl Yerinden Doğar
Zihnimizde dağınık düşünceler ortaya çıkar; sessiz bir zihin de ortaya çıkar. Ancak ikisi de zihnin asıl yerinden beliren işlevlerdir. Hava her zaman aynı olmadığı gibi, zihin de her zaman aynı durumda kalmaz.
Dağınık zihni takip ettiğimizde, yanıltıcı bir düşünce başka bir yanıltıcı düşünceyi çağırır ve farkına varmadan acı ağına yakalanırız. Bir düşünceye tutunup onu izlemeye devam edersek, duygularımız, sözlerimiz ve eylemlerimiz de onunla birlikte sarsılır.
Buna karşılık, düşünce ve duyguların ortaya çıktığını fark edip onlar tarafından sürüklenmediğimizde zihin sessizleşir. Uygulama, saçılmayı zorla ortadan kaldırmak değil, saçılmanın ortaya çıktığını açıkça fark etmektir.
Mara güçleri yalnızca dışımızdaki özel varlıklar anlamına gelmez. Kendi zihnimizdeki yanıltıcı düşüncelere kapılıp farkındalığı kaybettiğimiz an, acının başlangıcıdır. Bu yüzden uygulayıcı günlük yaşamda zihni gözlemlemeyi sürdürmeli ve iyi alışkanlıklar geliştirmelidir.
Bugün dağınık düşünceler ortaya çıksa bile onların ağına çekilmeyin; asıl sessiz yeri hatırlayın ve gün boyunca farkındalığı sürdürün.
Hem dağınık zihin hem de sessiz zihin, zihnin asıl yerinden doğar. Önemli olan dağınıklığı takip etmeden fark etmektir. Bugün yanıltıcı düşüncelerin ağına çekilmeyin; zihnin merkezini koruyun.