Günlük Rutin, Bilge ve Şefkatli Bir Hayatın Başlangıcı
Budist pratiğinde günlük rutin (ilgwa, 日課), kendin için belirlediğin ve her gün yerine getirdiğin pratik demektir. Adaklar sunup secde etmek, sutraları okumak, Seon meditasyonunda oturmak, kendi bedenine ve zihnine bakmak, hepsi günlük rutine dâhildir.
Ancak bir pratik yapanın günlük rutini yalnızca belirli saatlerde yaptığı pratik değildir. Sabah uyanmandan akşam uykuya dalmana kadar gündelik hayatta karşılaştığın her anı nasıl yaşadığındır da.
Budizmde ilil si hoil (日日是好日) diye bir söz vardır: "her gün iyi bir gün."
Her günün iyi bir gün olması, her gün yalnızca iyi şeyler olduğu ya da hiç zorluk bulunmadığı anlamına gelmez. Sevinçli günler de vardır, acılı günler de; işlerin istediğin gibi gittiği günler de vardır, gitmediği günler de. Hangi durumla karşılaşırsan karşılaş, önemli olan o durumun seni fazla sürüklemesine izin vermemen ve kendi zihnine doğru biçimde bakarak yaşamandır.
Geçmiş çoktan gitti, gelecek ise henüz gelmedi. Geçip gidene pişman olup gelmemiş olandan kaygılanırken, gerçekte yaşadığın şu anı kaçırmak kolaydır.
Gerçekten yaşayabileceğin tek zaman şu andır. Bu yüzden bu anı nasıl geçirdiğin önemlidir.
Bir anı iyi yaşadığında gün iyi olur; her günü iyi yaşadığında hafta iyi olur. Böylece bir ay, bir yıl, on yıl olur ve koca bir ömrü oluşturur.
Hayatın bu akışı yalnızca bu yaşamla sınırlı değildir. Yaşamdan yaşama süren koşulların ve karmanın bakışıyla da görülebilir. Şu an içinde doğurduğun zihin ve şu an yaptığın eylemler, gelecek yaşamı biçimlendiren önemli koşullar olur.
Bugün toplum, bilim ve teknolojideki ilerlemeyle geçmişe göre çok daha bol ve kolay hâle geldi. Ama rekabet de sertleşti; geleceğe dair kaygı ve ruhsal baskı da onunla birlikte büyüdü.
İnsanlar daha çok öğrenmek, daha çok sahip olmak, daha hızlı başarılı olmak için durmadan çabalar. Gelişmek için çabalamak önemlidir. Ama bu yolda kendini başkalarıyla kıyaslarsan, henüz başaramadıkların yüzünden kaygılanırsan ve zaten sahip olduklarınla doyum bulamazsan, hayat kaçınılmaz olarak daha da acılı olur.
Böyle bir çağ ne kadar ağırsa, Budist pratiği o kadar anlamlı olur.
Pratik, gerçeklikten çıkıp özel bir dünya aramak değildir. Tam yaşadığın yerde kendi zihnine bakmak, yapılması gerekeni içtenlikle yapmak ve açgözlülüğün, öfkenin ve cehaletin seni savurmasına izin vermemeye çaba göstermektir.
Günlük rutinine iyi bakmak, çok iş bitirmekle ya da planladığın her şeyi tamamlamakla sınırlı kalmaz. Çalışırken içtenlikle çalışmak, insanlarla karşılaştığında onlara sıcak davranmak, zor durumlarda bilgece karar vermek ve zihninde ıstıraplar belirdiğinde bunu fark etmek demektir.
Bazen hata yapacak ve başarısız olacaksın. O zaman bile kendine dönüp bakabilir ve yeniden doğru yöne ilerleyebilirsen, o gün de değerli bir pratik zamanı olur.
Bilgelik, kendi zihnine ve hayatına doğru biçimde bakmaktan büyür. Şefkat ise bu bilgeliğe dayanarak kendine ve başkalarına sıcak davranmakla uygulanır.
Her anda kendi zihnine bakar ve günlük rutinine değer verirsen, şiddetli rekabetin ve kaygının ortasında bile biraz daha huzurlu ve bilge yaşayabilirsin.
Günler birikip koca bir ömür olur; her anın zihni ve eylemleri birikip hayatını oluşturur.
Bu yüzden yalnızca uzak gelecekteki mutluluğu bekleme; bugünü iyi yaşa.
Dün çoktan gitti, yarın henüz gelmedi. Tam bu anı bilgece ve şefkatle yaşamak pratiğin ta kendisidir ve her günün iyi bir gün olmasının gerçek anlamıdır.
Bugün yapman gereken işe başlarken zihnine bir an bak. Kendini başkalarıyla kıyaslıyorsan ya da henüz gelmemiş bir şeyden kaygılanıyorsan bunu fark et ve zihnini içtenlikle şu an yaptığın işe çevir.
İnsanlarla karşılaştığında onlara sıcak davran. Zor durumlarda zihninde beliren öfkeye ve kaygıya bak ve bilgece karar ver. Bir hata yaptıysan kendine dönüp bak ve yeniden doğru yöne ilerle.
Uykuya dalmadan önce bugün işini ve insanlara davranışını hangi zihinle yaptığına dön ve bak. Yalnızca ne kadar iş bitirdiğine değil, o anları nasıl yaşadığına bakmak da günlük rutinin bir parçasıdır.
Günlük rutin, belirli saatlerde secde etmek, sutra okumak ve Seon meditasyonunda oturmakla sınırlı değildir. Sabah gözlerini açtığın andan akşam uykuya dalana kadar her anda kendi zihnine bakmaktır.
"Her gün iyi bir gün" sözü, yalnızca zorluksuz günler demek değildir. Anlamı, sevinç ve acı içinde zihne doğru biçimde bakmakta, yapılması gerekeni içtenlikle yapmakta, kendine ve başkalarına sıcak davranmakta yatar.
Hata yaptığın günde bile kendine dönüp bakabilir ve yeniden doğru yöne ilerleyebilirsin. Dün gitti, yarın henüz gelmedi. Tam bu anı bilgece ve şefkatle yaşa. Bu anlar birleşip günü, bu günler birleşip koca bir ömrü oluşturur.
- Gün, sabah mutfağında lapayı karıştıran parmak uçlarında bile başlar.
- Kıyas ve kaygı belirdiğinde fark et ve şu an yaptığın işe dön.
- Biriyle karşılaştığında sıcak yüreğini tek bir kâseye koyup uzat.
- Hata yaptığın günde bile kendine bak ve yeniden doğru yöne ilerle.
- Uykudan önce ne kadar yaptığına, bunu hangi zihin hâliyle yaptığına bak.