Buda Doğası Yapışmadan Gözlemleniyor
Buda doğası hakkındaki öğretiler uygulayıcılara büyük bir güç verebilir. Eğer uyanış yolunun herkese açık olduğuna güvenmezsek, çalışmak kolaylıkla yorulabilir ve pes etmeye yönelebilir. Ancak bu güven, "İçimde zaten değişmeyen bir şey var" düşüncesine dönüştüğünde, Budist anlamdaki benliksizlik ve bağımlı doğuş anlamını terk etme riskiyle karşı karşıya kalır.
Günümüz öğretisinde önemli olan Buda doğasını içimizde saklanan bir şey gibi kavramamaktır. Buda doğası vücutta depolanan bir madde değildir ve kelimelerle sahip olduğumuzu iddia edebileceğimiz bir şey değildir. Uyandığımız şey içsel bir nesne değil, Dharma ilkesidir. Koşullara göre ortaya çıkan ve geçen her şeyin akışında, tutunmadığımızda netleşen doğru yolu ararız.
Bu nedenle orta yol bilgeliğine ihtiyaç vardır. Eğer sadece "vardır" düşüncesine tutunursak Buda doğasını atman gibi kavrayabiliriz. Yalnızca "yoktur" düşüncesine takılıp kalırsak uygulamanın yönünü kaybederiz. Orta yol ikisi arasında uygun bir uzlaşma değildir. Her iki uca da bağlı kalmadan, olayları doğru bir şekilde görmemizi sağlayan bilgeliktir.
Çömlekleri şekillendirmeyi düşünün. Bitmiş bir kase, bir nesne gibi bir kil yığınının içinde saklanmaz. Bir kabın ortaya çıkması için kil, su, ellerin dokunuşu, çarkın dengesi, ateşin sıcaklığı ve sabırlı bekleyişin doğru bir şekilde buluşması gerekir. Bu, hiçbir ihtimalin olmadığı anlamına gelmez. Uygun koşullar ve dikkatli eller sağlandığında kil, çanak şeklinde ortaya çıkar.
Uygulama aynı. Buda'nın doğasına güvenmek, "Ben zaten ona sahibim" düşüncesine yerleşmek değildir. "Hiçbir şey yok" diye karar verip yoldan vazgeçmek de değildir. Dharma ilkesine güvenmek, her iki uçta da bir sonuca varmamak ve zihni bugün gerçekten gözlemlemektir.
Zor öğretileri kelimelerle çok hızlı bir şekilde tanımladığımızda tehlikeli hale gelebilir. Bu ne kadar doğruysa, onları o kadar alçakgönüllülükle incelememiz gerekir. Neye sahip olmaya çalıştığınıza, neyi inkar ederek uzaklaştırdığınıza, zihninizin hangi sonuca yöneldiğine dikkat edin. Bu farkın ardından pratik yeniden başlar.
Buda doğası, içeride saklanan bir nesne gibi kavranacak bir şey değildir. Ayrıca anlamsız diye reddedilecek bir şey de değil. Dharma ilkesine güvendiğimizde ve her iki uçta da sonuçlar belirlediğimizde, günümüz zihninde uygulama yeniden başlar.